10 Ekim 2019 Pazar

10 Ekim 2019 Pazar
10 Ekim 2019 Pazar

1 Eylül 2019 Salı

Dut Kurulu Ezme


Bir torba dut kurusu hediye gelince, dut kurusu ile yapılabilecekler aklımda dönmeye başladı. Granolada kullanılmalı mutlaka, kek, kurabiye de yapılmalı derken en basitinden, kuru dutlu ezmeden başlamak kolayıma geldi. 
Tek başına dut ezmesi yaparsam birbirini tutamayacağını düşündüğüm için evdeki kuru incir ve kuru üzümden de kullandım. Fındık ve cevizi içine karıştırmak yerine süslemede kullanmayı tercih ettim. Hafif baharatlı tat elde etmek için biraz karanfil, biraz da tarçın ekledim.
Neler kullandım:
3 avuç beyaz dut kurusu
1 avuç kuru incir
1 avuç kuru üzüm
2 karanfil
Yarım çay kaşığı tarçın
Süslemek için, ceviz, bütün ve kıyılmış fındık, kıyılmış kuru dut
Nasıl yaptım:
Dut, incir ve üzümleri yıkadım, bir bez üzerinde kuruladım. Karanfili havanda dövdüm. İncirleri 3-4 parçaya kestim. Kurular, tarçın ve karanfili blendıra koydum. Malzemeler birbirinin içine girip topak oluşturana kadar blendırı çalıştırdım.
Ezmeyi uygun boyutta kestiğim streç film üzerine koyarak rulo haline getirdim. Sertleşmesi için bir süre buz dolabında beklettikten sonra ıslatılmış bıçakla parmak kalınlığında kestim,  fındık, ceviz ve kıyılmış dut kurusu ile süsledim.
Kolay, doğal ve sağlıklı atıştırmalığım servise hazır.
Afiyet olsun...
Gönderen sarkaç

14 Kasım 2019 Perşembe

Çintar, İncir, Pirinç


Pirinç pilavını nasıl seversiniz?
Ben ekşi veya tatlı halini severim pirinç pilavının. Salatanın sosundan veya hoşafın suyundan birkaç kaşık üstüne gezdirdim mi... Mımmmm tam benlik...
Eğer siz de pilavı tatlı lezzetlerle zenginleştirmeyi seviyorsunuz bu tarif size de hitap edebilir.
Sonbahar yağmurlarıyla mantarlar coştu. Çintarlar da pazar tezgahlarında yerini aldı.  Açıkçası mantar zehirlenmesi korkum nedeniyle doğal yetişmiş mantarlara çok mesafeliyim. Çintar ise rengi ve şekli nedeniyle zehirli mantarlarla karışma olasılığı düşük mantarlardan ve bu turuncu lezzetin çağrısına kayıtsız kalmak da oldukça zor.
Aldığımız çintarın bir kısmıyla yumurtalı kavurmasını yaparken, az bir kısmını da pilav için kullandım. Ve tatlımsı lezzet için kuru üzüm ve kuru incirle birleştirdim.
Malzemeler
7-8 adet irili ufaklı çintar
1 orta boy soğan
3 adet kuru incir
8-10 adet kuru üzüm
Zeytinyağı
Bir silme çay kaşığı tarçın
Karabiber
Pilav için
2 su bardağı baldo pirinç
2,5 su bardağı su
Yarım çay bardağı zeytinyağı (yağ miktarı ve cinsi zevke göre değişir)
Yapılışı

Her ne kadar yemek ustaları mantarın yıkanmaması, silinerek temizlenmesi gerektiğini söylese de ben amatör mutfağımda mantarı her zaman bol suyla yıkıyorum. Hele çintar gibi bol topraklı ise yıkama sayısı arttıkça artıyor. Yine mantarımın sap ve beğenmediğim kısımlarını kesip attıktan sonra bol suyla yıkadım. Salata kurutucusunda kuruttum ve bir süre de kağıt havlu üzerinde beklettim. Mantar bol su salıyor, bir de yıkama suyu eklenip kavurmanın tadını bozmasın değil mi?
İnce doğranan soğanlar yeterli miktarda yağ ile çevrilir, yumuşamaya başlayınca küp küp doğranmış mantarlar eklenir. Suyunu çekmesine yakın küçük küpler halinde doğranmış incir ve üzümler eklenip karıştıra karıştıra kavrulur. Ocak kapatılır karabiber ve tarçın ilave edilir.
Pirinçler de yıkanıp süzüldükten sonra yağ ile birlikte parlak taneler haline gelene kadar kavrulur. Tuz ve 2,5 su bardağı su eklenir. Su kaynamaya başlayınca kısık ateşte 15 dakika kadar pişirilir.
Hazırladığım çintar incir karşımını pilava pişme sırasında eklemiyorum çünkü pirinçlerin beyaz görünmesini seviyorum.
Ocağın altı kapatılır, üzerine çintar karşımı dökülür, kapağı kapatılıp 5 dakika demlenmesi beklenir. Sürenin sonunda pilav karıştırılır, kağıt havlu örtülüp kapağı kapatılarak servise kadar ikinci demlenmesine bırakılır.
Afiyet olsun
Gönderen sarkaç

10 Ekim 2019 Pazar

Sevgili İncir



En sevdiğim ağaç zeytindir, ikincisi ise incir.  Bunca ağaç tanıdım hepsini sevdim  ama çocukluğumda sevdiklerimin sıralamasını değiştiremediler.
Bir kere tırmanması çok kolaydı benim için. Gövdesinin her tarafı yumrularla kaplıdır ya, basamak gibi kullanıp en yükseğine bile çıkabilirdim kolayca, ama kayganlığını da unutmamak gerek mutlaka çıplak ayakla tırmanılmalıdır incire.
Bahçemizdeki incire tırmanır, avazım çıktığı kadar bağırarak şarkılar söylerdim. O kocaman yaprakları sesi emer miydi acaba, kimse rahatsız olup şikayet etmezdi. O ağaçla ilgili en üzücü anım ise bir ceketin yırtılması.
Anneciğim incecik pembe bir orlondan inanılmaz ince bir tığ işiyle ceket örmüştü bana. Ben de daha ceketi ilk giyişimde incir ağacımıza tırmanmıştım. İnerken mi çıkarken mi hatırlamıyorum, ceketimin kolunu ağacın bir dalına taktırıp oldukça kötü bir şekilde yırtmıştım. Hala inanılmaz geliyor ama annem bana hiç kızmadı, o kolu tamamen söküp yeniden ördü. Hani kızsaydı, biraz üzüntüm azalacaktı. Ne kadar sabırlı bir insandı, mekanı cennet olsun.
Sonra o yapraklarının kokusu...
Garip şeyler de söylenir incir ağacı hakkında. Rahatsız olurum bu "ocağına inicr ağacı dikmek" deyiminden. Güzelim ağacı niye bir yuvanın yıkılmasına uygun görürler ki. Bir de bizim oraların adeti vardır. Kesinlikle incir ağacının altında çocuk uyutmazlar. Vardır bir bildikleri herhalde, belki ağacın solunumu sırasında ortaya toksik maddeler de çıkıyordur kimbilir.
Bir belgeselde izlemiştim. Aydın İzmir demiryolu yapılırken (bu 1800'lü yıllarda yapılmış, ülkemizdeki ilk demiryoludur ve demiryolunun yapılma amaçlarından birinin de kuru incirlerin İzmir Limanına taşınması olduğunu da belirteyim), demiryolu yapımında görev alan Amerikalılar Aydın incirine hayran kalmışlar. Düşünmüşler ki Kaliforniya iklimi de buranın iklimine benziyor, öyleyse orada da yetiştirebilirler. Köylülerden bilgi almışlar, nasıl ekilir, ne zaman sulanır, ne zaman sulanmaz, nasıl erkek atılır, nasıl kurutulur?
Fidanları Kaliforniya'ya götürüp dikmişler, her söyleneni uygulamışlar erkek atmak hariç. Buna burun kıvırmışlar, ilkel doğuluların batıl inancı demişler. Ağaçlar çok güzel büyümüş, güzel güzel laplar vermeye başlamış, ama kuruyamadan kurtlanıp bozuluyorlarmış. Ne kadar uğraştılarsa başaramamışler. Birinin aklına gelmiş batıl inanç gördükleri erkek atma işi. Tekrar dönmüşler İzmir'e. Bu kez de erkek incir fidanları götürmüşler ülkelerine ve incirleri kurutmayı başarabilmişler.
Köylü dedemin bağı üzüm ve incir ağaçlarıyla doluydu. Nineciğim babamın doğum gününü bile incir ortasıydı diye tarif ederdi. Yaz geldi mi köyden ovaya göçülürdü, üzümlere incirlere bakmak için. Biz de yazları giderdik dedemin bağına. Her bağda bir kaç tane de erkek incir olurdu, hani reçel yaptığımız incir. Bu incirler toplanır, beşer altışar tanesi bağ çalısına dizilir, bir küpe gibi kurutmalık incir ağaçlarına asılırdı. Bu incirlerde incir sinekleri yerleşir, uçuşur dururdu. Ama bu sinekleri hayvana insana konan sineklerle karıştırmayın. Sadece incirlere konan minicik uçan böceklerdir bunlar. Sanırım dölleme gibi bir görevi üstlenip nefis kuru incirlerin oluşmasına aracı oluyor bu böcecikler.
Sabah akşam incirlerin altı dolaşılır, burulup yere düşenler sepetlere doldurulurdu. Bu yemişler (kuru incire de yemiş deriz) altına çalı yayılmış, dış tarafı taşlarla örülmüş üstü açık sergilerde güneşlendirilerek kurutulmaya devam edilirdi. Ardından da bandırma işi. Yemişler kısa bir süre kaynayan tuzlu suya atılır, bir yıl boyunca kurtlanması engellenirdi. Şimdi de aynı yöntemler mi kullanılıyor bilmiyorum, dedemin bağında artık incir yok, incir ihraç edilemez olup, köydekiler geçimlerini sağlayamaz duruma düşünce incirler üzümler sökülüp daha çok para getiren meyve ağaçları dikildi. Bunlar da tarımımızın acı gerçeği.
Kurutmalık incirin yaş haline lap denir bizim oralarda. Dışı ince sarı kabuklu, içi kahverengi-sarımsı renkte ve çok tatlıdır. Bir de her incirlikte bir bardacık olur ki, lezzeti tarif edilemez. Kopkoyu yeşil kabukları, kıpkırmızı bir içi vardır. Tatlılığı içinizi yakmaz. Tazeyken lap da yerdik, ama asıl taze yenen incir bardacıktır, bardacık kurutmaya gelmez zaten. Ama şimdi bütün incirleri bardacık diye satıyorlar tezgahlarda. Bardacık öyle narindir ki hemen incinir, yumuşar. Onu ağacının altında yemek gerekir. Kuyudan çekilen buz gibi su dolu kovanın içine atarsınız, beklersiniz bir beş dakika, sonra da o soğuk tatlı lezzeti afiyetle yersiniz.
Dedenizin incirliği varsa doğal olarak evinizden de kuru incir eksik olmaz. Babacığım da sunuma çok önem veren biriydi. Kolla çevrilen döküm bir meyve suyu sıkacağımız vardı. Babam onu incir ezme işinde de kullanırdı. Ezilmiş incir ruloları hazırlardı. Sonra susam kavurur, sıcacık kavrulmuş susamla bu ruloları kaplardı. İnciri böyle yemek çocuklukta ne zevkti. Babacığımı andım bugün, onun gibi incir ezmesi hazırladım çocuklarıma.
10 Ekim 2019 Pazar

10 Ekim 2019 Pazar

Related news

  • Akay Gelinlik Modelleri 2019
  • Yufka Böreği (Peynirli)
  • Cotard Sendromu
  • Talk Pudrası İle Yapılabilecekler Nelerdir
  • Jessica Alba Saç Modeli Nasıl Yapılır

  • 10 Ekim 2019 Pazar

    10 Ekim 2019 Pazar


    10 Ekim 2019 Pazar

    10 Ekim 2019 Pazar

    10 Ekim 2019 Pazar

    10 Ekim 2019 Pazar

    10 Ekim 2019 Pazar

    10 Ekim 2019 Pazar

    10 Ekim 2019 Pazar

    10 Ekim 2019 Pazar

    10 Ekim 2019 Pazar

    10 Ekim 2019 Pazar

    10 Ekim 2019 Pazar

    10 Ekim 2019 Pazar

    10 Ekim 2019 Pazar

    10 Ekim 2019 Pazar

    10 Ekim 2019 Pazar

    10 Ekim 2019 Pazar

    10 Ekim 2019 Pazar

    10 Ekim 2019 Pazar

    10 Ekim 2019 Pazar

    10 Ekim 2019 Pazar